"Tepedeki Yer" (Bölüm -3-) 09.04.2026


- Bu duruma "Sütunun Temsilcisi" çok sinirlendi ve "Kubbenin Temsilcisi"-ne bir mektup yazarak;

"Siz" dedi; Kendi topraklarınızın aşağı ortasında bulunan evin altını kazıp hepimizin yıllardır aradığı yaldızlı kitabı ele geçirdiniz, halbuki bizden olan karalar bağlamış o kadın sol işaret parmağı ile kırmızı duvarı, sağ işaret parmağıyla ise Ay'ın doğduğu yeri göstermeseydi bunu başaramazdınız.

Şimdi bu iyilik ve hoş görü adımına karşın bizlerin üzerine rüzgarlar gönderilmesini temenni ederek mi olgunluğunuzu göstermektesiniz? dedi.

Mektuptaki bu sözler üzerine "Kubbenin Temsilcisi"; Sizlerde kutsi bakiyesi bize emanet edilmiş olan o kutuyu yıllardır aramaktasınız, tam onu bulmaya yaklaştığınızda ilahi bir meltem çıkmıştı da taş duvarları sallamış ve karşınıza birden bire ne olduğunu anlamadığınız varlıklar ortaya çıkıp üzerinize yürümüş ve dönüp arkanızı oradan hızlıca kaçmıştınız. Siz, size ait olmayanı ele geçirmek için yıllarca mücadele ederken aynı hoş görü ve olgunluğu bize göstermiş değildiniz diye kendi kendine mırıldandı ve "Yaver!" dedi;

Bu deri mektuba cevaben şu koyu sarı kağıda kırmızı mürekkeple yaz; "Muadil olarak muhatap olduğum iddia ve sitemizi okudum;

Sizler gök yüzünden geri dönen ucu kanlı oku görüpte sevinen, ardından; yerin dibine geçirilmek sureti ile sevinci boşa çıkan, devamında ise kah denizlerin diplerinde, kah ise denizlere yakın tepeliklerin uçlarında kalıntıları bulunanların soyundan gelmektesiniz.

Dünya çizgisinin aşağısında bulunan o küçük Ada'da yaptığınız zalimliklere rağmen bizlere "Hoş görü ve iyilikten" bahsedenlere de bak!

Aynı atalarınızın yaptığı gibi sizlerde masum meleklere kıyan ve artık erkek-kız diye ayırt etmeyen vampirlersiniz. Sizin atalarınız, erkekleri yok edip kızları sağ bırakan ve sonunda denizin dibine geçirilen domuzlardır, sana ve yaverine sesleniyorum ki sen ve yaverin de atalarınız gibi denizin dibine geçirilecek, bekleyip durduğunuz sözde kurtarıcınız ile birlikte yok edileceksiniz."

...Cevaben kendisine gönderilen mektuptaki bu satırları okuyan "Sütunun Temsilcisi" şeytanın sıtmaya yakalanması gibi titremeye başladı ve; "Onların maneviyat ipine sımsıkı sarılması gibi bizler de inancımızın timsalinin iki boynuzuna sımsıkı sarılmalı ve daha hızlı bir şekilde çalışarak ne yapıp edip bu savaşı onların meşhur vadisine kadar yaymalıyız" dedi ve ekledi;

"Biz tarihte ne kadar güçlü konumlarda bulunmuşsak çöküşümüz de o kadar dehşet içinde olmuştu. Kendi içimizden olanlar bile bize 'Vah Vah' bile dememişti de tarihin duvarlarına 'Bizim için yer ve gök ağladı' diye kendimizi avutan yalanlar yazmıştık" dedi.

Bölüm -3- sonu.
Bölüm -4-'te görüşmek üzere.

*Not: Okuduğunuz bu yazı ve site'de yayımlanan diğer yazılardaki konular hayal ürünü olup gerçek kişi ve kurumlar ile alakası yoktur.