"Tepedeki Yer" (Bölüm -1-) 24.03.2026


- Günlerden kışa denk bir vakitken, sayısı belli bir yıllar bütününden sonra; 

Konuşmanın, görüşmenin ve fikir kıyasının olgunluğu ile yeni-yine buluştu iki kutbun temsilcisi.

Biri diğerine "Hangimiz misafiriz? hangimiz hangimizi ağırlamaktadır?" diye sordu. Diğeri; "İkimiz de Misafiriz" cevabını verince "Şimdi" dedi şu eşit toprak üstündeki tarihi duvar kalıntılarının aynı yüksekliği üzerinde oturup konuşabiliriz.

Ve sözlerine şöyle devam etti; "Siz" dedi, "Bulunduğunuz her şehire sütun dikerek işaret bıraktınız, her halde Dünya üzerinde sütun dikemediğiniz tek yer bu tepe kaldı, gerçi siz dağların eteklerine, ovaların bitişiklerine ve gözünüze kestirdiğiniz güneşi yansıtan kayalık diplerine kadar bir aralar ayna gibi ışığı yansıtan metal sütunlarda dikmeye kalkmıştınız da bıraktığınız mesajı bütün Dünya görmüştü, değil mi?" Diye sorunca "Sütunun Temsilcisi"; "Evet" dedi ve ekledi; "Aynı sizinde bulunduğunuz her şehire kubbe dikmeniz gibi, temsil ettiğinizin işaretini bırakmak bu işin doğasında vardır."

Kubbenin Temsilcisi; "Siz esasen bu sütunları insanların korkuları üzerine dikmektesiniz, ayrıca bu fiil sizin için herhangi bir semavi karşılığı olmadığı halde kutsiyet olarak anlamlandırılmaktadır. Biz ise bütün kutsi nişanlarımızı ve bu nişanlara istinaden biçimlendirdiğimiz işaretlerimizi gökten ve gaipten ilham alarak yapmaktayız. Bizlerin ve yaptıklarının yedi kat göğü kapsayan 'Kürsü Sahibi' nazarında bir karşılığı var iken sizlerin ve yaptıklarınızın ancak aleyhinize bir karşılığı vardır."

Bu sözler üzerine "Sütunun Temsilcisi"; "Bizim en üst mevkide olan ulularımız neyin ne olduğunu zaten bilmektedir. Bu bilgilerin sırrı ve aslı silsile olarak zaten aktarılmaktadır, başbaşa olduğumuz için sana açıkça söyleyebilirim ki söylediklerinde doğruluk payı bulunmaktadır. Ancak, tarihe her dönem geçmiş şu meşhur sözü tekerrür etmek isterim ki 'İş bir defa inada bindi' sen de ben de ne desek artık birbirimiz nazarında karşılığı yoktur.

Ayrıca;

Hiç bir kimsenin beklemediği anda gökte gözükecek ve tüm Milletleri Dünya'dan soğutup içindeki maddi tüm değerli şeylerden yüz çevirmesine neden olacak ilk belirtiye kadar bu iki kutup birbiri ile savaşmaya devam edecektir, zaten ilk insandan bu zamana kadar Dünya'da bunun üzerine kurulu değilmidir?" diye sözlerini bitirince "Kubbenin Temsilcisi" derin bir düşünceye daldı.

Düşünmesi bittikten sonra "İşte" dedi, "ilahlaştırmanızdan dolayı sizleri dostları olarak gördüğü için ensenizden size fısıldayarak bilgi veren o 'ışıksız' kardeşleri birbirine kırdırarak Ulusları böyle birbirlerine düşman etti" dedi ve ekledi;

Gök yüzüne bir bak;

"Birinci kat uzayda içi boş bir şekilde Yaşamsız-Canlısız kendi rotasında dolanıp duran ve zamanında üzerinde kendilerine mahsus bir şekile sahip Milletlerin yaşadığı şu Gezegenlerin başlarına gelen felaketlerin sebebi işte sizin de farklı bir inatçı varyasyonlarınızdan başkası değildi" dedi.

Bölüm -1- Sonu