"Ulu Işık" (Bölüm -2-) 28.02.2026


- Derken şeytanları ile buluşup bir araya geldiler.

Önde gelenleri 'Biz' dedi;

Afrika Kıtası'nın kıp kırmızı topraklarından tozu toprağa katacak şekilde 'Debelenen' çıkana kadar yapacaklarımızı yapacağız.

Ne zaman ki insanlık tarihinin en mühim ayının tam ortasında buz duvarlarının arkasından dahi duyulacak olan o müthiş ses işitilecek, işte o zaman verdikleri manasız mücadelenin bir anlamı olmadığını daha iyi anlayacaklardır.

Gerçekten de güçleri sayesinde kırabileceklerini sandıkları o büyük cam seddin aşılarak emellerine ulaşaklarını sanan bu güruh, Dünya'yı istedikleri kutsi şekle sokabileceklerini sandılar.

Kendi aralarında; beşeriyeti şöyle bir gözleri ile süzdükten sonra 'Bırakalım da bizden olmayan bu yığınlar gerçek sandıkları bu Dünya'da hayat mücadelesi verip dursunlar' diye konuşurken, kendilerinden olmayan eli bayraklı beyaz elbiseli o insanı gördüklerinde herşeyi gördüğüne inandıkları tek göz sahibine hep birlikte koşuşturdular.

Onunla karşılaşınca;

Biz kendimizi Dünya'nın efendileri olarak gören ve bu konuma erişme başarısına ermiş Küresel Elitler-iz. İçimizden bazıları senin daha önceki yüzyıllarda belirtip kayıtlara geçen altı evladındandır. Sen gelmeden evvel senin gelişini hızlandıracak çok işler yaptık. Yeri geldi savaşlar çıkardık, yeri geldi senin belli başlı özelliklerini sembollere dönüştürdük ve kendi içimizde bu sembollere kutsiyet biçtik. 

Hatta; dağları yerinden oynatacak gücümüzü kullandık ancak yaptığımız işler hep kuvvet ve kudret sahibi'nin engeline takıldı ve aymaz kafalarımızın üzerine bütün planlarımız yıkıldı dediler.

Bin yıldan fazladır, bir beklenti karşısında Güneş ve Ay ile örnekleme yapan o 'Yüce İnsan'-ın çağlara miras bıraktığı kutsi bakiyesinin yok edilmesi ve Ateş-i Ziya'nın hakimiyeti için mücadele ettiler.

Dünya İnsanlığı bunlardan çok çekti. Yer altında kendilerinden olmayanlarla çok savaştılar. Hastalıklar ürettiler, genleri değiştirdiler. Toprağa, denizlere, bulutlara, güneşin ışığına ve mevsimlere el uzatıp renklerini yok ettiler.

Sözler söyleyip, kitaplar yazdılar. İzmler, rejimler ürettiler. Şuursuz cahil insanların omuzlarına basarak başları birçok kez göğe erdi ve yıllarca Milletlerin sırtlarında yaşadılar.

Ancak 'Korunmuş Levha'-da yazılıp mürekkebi kurumuş olan kaçınılmaz son gerçekleşti ve tüm kötülükleri ve uğruna kurguladıkları illüzyonları ile birlikte 'Karun' gibi yerin dibine geçirildiler.

Yeni Yazım'da görüşmek üzere
sametozel@mail.com.tr