"Ulu Işık" (Bölüm -1-) 10.02.2026
Kibirleri kadar yüksek olan bu kulelerde yuvarlak masalarının başına toplanıp Dünya'yı "Yeniden" saracak olan yeni bir ateş yakma kararı aldılar.
Onlar ne zaman "Dünya'yı tutuşturacak" ateş yakma kararı alsalar; doğunun güneyinden gelen ilahi bir rüzgar ateşlerini söndürüverdi.
Kendilerine; savaşlara sebep olmayın, huzur ve sükunu bozmayın denildiğinde; "Biz bunu Ulusları ıslah etmek ve Dünya'ya nizam getirmek için yapıyoruz" diyerek cevap verdiler.
İlk olarak; "İlk Ateşi" kara'da ateşlediler. İkincisi ise Deniz'de ateşlendi. Ve; üçüncü ateşi "Gökyüzünde" yakma kararı alarak geometrik nizama göre gerçekleşecek olan bu kurgunun sebep olacağı ışımaya da "Ulu Işık" adını verdiler.
Esasen tüm yaptıkları; sol gözü ile bulunduğu meskenin kapısını gözeten o karanlık adanın sahibinin en kısa sürede ortaya çıkıp Dünya'yı bir an önce istedikleri kıvama getirip yanıldıkları mutlu sona erişmek içindir.
Bir yandan birlik ve bütünlük içinde güç sahibi görünüp Kainatın tüm sırlarına sahip olduklarını iddia ve ima ederken, diğer yandan; Simülasyon'un ardında ne var diye birbirleri ile istişareya tutuşup görüş ayrılıklarına düşüyor, kalben darmadağın oluyorlar.
Nihayet doğu tarafında sebep oldukları ışıma yansımasının batıya ulaştığını ve o bölgenin halklarının kuzey doğuya kaçıştıklarını gördüklerinde kendilerini kuvvet ve kudret sahibi sanıp böbürlendiler.
İlk olarak işe, Mahsülü ve Yeni Nesilleri bozmak ile başlayan bu güruh; Dünya'yı da tıpkı hayvanların kulaklarını kestikleri gibi bozabileceğini ve en sonunda kendi isteklerinin başarıya ulaşabileceğini sanıyorlardı.
Yüzyıllardır Dünya'yı ve Ulusları kendi istedikleri istikamet üzere şekillendirmeye çalıştılar. Yeri geldi; insanlara 'İnsanoğlu'-nun bataklıklardan farelerin fırlayışı gibi ortaya çıktığını inandırmaya çalıştılar. Yeri geldi; Milletleri 'Kubbenin dışına kadar ilerleyip geriye dönüp baktıklarına' inandırmaya çalıştırlar.
Dışarıdan bakıldığında gerçekten de 'Gerçek' olarak algılanan bu büyük illüzyon'un deniz köpüğü kadar ömrü olmadığını ancak işin ehli farkedebilirdi ki öyle de oldu.
Birbirleri ile istişare edip, görüşüp, didişmeleri bittiğinde; Haman'ın kulesinden daha yüksek kulelerinden aşağıya indiler ve yer yüzüne dağılıp rızık arar gibi kendi şeytanlarını aramaya koyuldular.
Bölüm -1- sonu
